Mazda

mazda
Şirketin web sitesi, adının “Batı Asya’daki ilk medeniyetlerin bir tanrısı, bilgelik, zekilik ve uyum tanrısı Ahura Mazda’dan geldiğini belirtmektedir. Ahura Mazda, Perslerin Zerdüştlük Tanrısıdır. Şirketin web sitesi şirket adının aynı zamanda kurucusu olan Jujiro Matsuda’dan geldiğini belirtmektedir.

Mazda Motor Corporation veya orijinal adıyla マツダ株式会社 Matsuda Kabushiki-kaisha, Hiroşima, Japonya temelli bir Japon otomobil markası. Mazda, hayatına 1920 yılında Japonya’da kurulan Toyo Cork Kogyo Co. Ltd olarak başladı. Toyo Cork Cogyo 1927 yılında Toyo Kogyo Co. Ltd adını aldı. Toyo Kogyo, 1931 yılında Mazda-Go’nun tanıtılması ile makine takımları üretiminden araç üretimine geçti. Toyo Kogyo, İkinci Dünya Savaşı esnasında Japon ordusu için silah üretti. Bu silahların en ünlüsü 30 – 35 serisi Tip 99 tüfekti. Şirket, resmi olarak Mazda adını 1984 yılında aldı; ancak, en başından bu yana satılan tüm araçlar bu adı taşıyordu. Mazda R360 modeli 1960 yılında piyasaya sürüldü; bunu 1962 yılında Mazda motorları takip etti. Mazda, kendisini diğer Japon araç üreticisi şirketlerden farklılaştırmak için 1960’lardan itibaren Wankel döner motorunun geliştirilmesine yönelik büyük bir mühendislik çabası sarf etti. 1967 yılında Cosmo Sport’un sınırlı sayıda üretimi ile başlayan ve günümüzün RX-8 modeli ile devam eden Mazda, Wankel tipi motorlarının tek üreticisi haline geldi.

(NSU ve Citroën bu motorun tasarımını 1970’lerde bıraktı ve General Motors’un prototip Corvette çabaları hiçbir zaman üretim aşamasına ulaşamadı.Görünen o ki, bu dikkati kendine çekme çabası işe yaradı; çünkü Mazda hızlı bir şekilde araçlarını ihraç etmeye başladı. Hem pistonlu hem de döner motorlu modelleri dünyaya yayıldı. Döner motorlu modeller, aynı gücü üretebilmek için daha ağır olan V6 veya V8 motorlarına ihtiyaç duyan pistonlu modeller ile karşılaştırıldığında sağladıkları iyi güç seviyeleri ve hafiflikleri sayesinde hızlı bir şekilde popüler hale geldiler. R100 ve ünlü RX serisi (RX-2, RX-3 ve R-X4) şirketin ihracat çabalarının başını çekti.1959 yılında Kanada’da Mazda araçları görülmüş olmasına rağmen, Mazda Kanada’daki (MazdaCanada) resmi çalışmalarını 1968 yılında başlattı. 1970 yılında, Mazda resmi olarak Amerikan pazarına girdi (Mazda Kuzey Amerika Operasyonları); burada oldukça başarılı oldu ve Kuzey Amerikalı müşterileri için özel olarak Mazda Rotary Pickup’ı yarattı (konvansiyonel pistonlu B-Serisi modelini temel alıyordu). Günümüzde, Mazda, Wankel motorlu pikap kamyonet üretmiş olan tek araç üreticisidir. Ek olarak, döner motorlu otobüs (Mazda Parkway, sadece Japonya’da satılmıştır) veya steyşın vagon (ABD pazarı için RX-3 ve RX-4 serisi içerisinde) sunan tek markadır. Mazda’nın döner motorda elde ettiği başarı,1973 petrol krizine kadar devam etti. Amerikan alıcılar (ve diğer ülkelerdeki alıcılar da) hızlı bir şekilde daha iyi yakıt verimliliğine sahip araçlara yöneldiler; nispeten daha fazla yakıt tüketen döner motorlu modeller gözden düşmeye başladı. Hâlihazırda büyük bir borcun altında olan Toyo Kogyo iflasın eşiğindeydi ve Sumitomo Bank’ın müdahalesi ile kurtuldu. Akıllı bir şekilde davranan şirket, pistonlu motorlara sırtını tamamen dönmemişti; 1970’li yıllar boyuncu dört silindirli modeller üretmeye devam etti. Özellikle, küçük boyutlu olan Familia serisi Mazda’nın 1973 yılı sonrasında dünya çapındaki satışları açısından çok önemli hale geldi; aynı şekilde daha büyük olan Capella serisi de büyük bir öneme sahipti.

Mazda çabalarını yeniden odaklandırdı ve döner motoru yaygın olarak kullanılan bir motor yerine spor araç sürücüleri için bir seçenek haline getirdi. 1978 yılında hafif RX-7 ile başlayan ve modern RX-8 ile devam eden Mazda, bu eşsiz motora olan bağlılığını sürdürdü. Bu odak değişimi aynı zamanda, “jinbaittai” konseptinden ilham alan diğer hafif spor aracı Mazda Roadster’ın (dünyada daha çok MX-5 veya Miata adları ile tanınmaktadır) geliştirilmesine de önayak oldu. 1989 yılında dünyanın beğenisine sunulan Roadster, 1970’lerin sonundaki düşüşünden sonra küçük spor araç konseptini canlandırması ile büyük takdir kazandı.

1979’dan 2010 yılına kadar, Mazda, 1979’da hisselerin %7’sine sahip olan ve 1996 yılına kadar hisse oranı %33.3’e çıkan Ford Motor Company ile bir ortaklığa sahipti. Alan Mulally’nin idaresi altında, Ford, 2008 yılından 2010 yılına kadar kademeli olarak hisselerini elden çıkardı. Ford, şu anda Mazda hisselerinin %3’üne sahiptir; bu durum, üretim ve geliştirme bağlantılarını oldukça azaltmıştır. Mazda’nın 1960’lı yıllarda yaşadığı mali sıkıntılar, yeni bir şirketin, yani Ford Motor Company’nin yatırımı ile sonuçlamıştır. 1979 yılında %7’lik finansal hisse ile başlayan Ford, Mazda ile yeni bir ortaklığa girdi ve bu ortaklık çok sayıda ortak projeye yol açtı. 1980’li yıllarda, Ford finansal hisselerin yüzde 20’lik kısmını elde etti. Bunlara, otomotiv dünyasının tüm alanlarındaki büyük ve küçük tüm girişimler dahildi; en fazla olarak da pikap kamyonetler (1972 yılında Kuzey Amerika’da Ford Courier’ın bir çeşidini doğuran Mazda B-Serisi gibi) ve küçük araçlar buna dahildir. Örneğin, Mazda’nın Familia platformu Laser ve Escort gibi Ford modelleri için kullanıldı. Capella platformu ise, Ford’un Telstar sedan ve Probe sport modellerinde kendine yer buldu. 2002 yılında, Ford hisselerin yüzde 5’ini daha elde etti. Probe modeli, yaygın 626 sedan (Capella’nın Kuzey Amerika versiyonu) ve ona eşlik eden Mazda MX-6 ile birlikte Flat Rock, Michigan’da bulunan yeni bir Mazda fabrikasında üretildi. (Bu fabrika günümüzde Ford – Mazda ortak girişimi olan AutoAlliance International olarak bilinmektedir.) Ayrıca, Ford ihtiyaç olduğunda Mazda’ya kapasitesinin bir kısmını ödünç verdi: Avrupa’da ve Güney Afrika’da satılan ve Ford Fiesta’nın bir versiyonu olan Mazda 121 belli bir süreliğine Avrupa ve Güney Afrika’daki fabrikalarda üretildi. Mazda geçmişte, büyük oranla Autorama bayii grubu üzerinden Ford’un bazı araçlarını Japonya’da satmaya da çalıştı. Ayrıca, Mazda, 1991 yılından 1994 yılına kadar iki kapılı Mazda Navajo olarak satılan 1991 Explorer’ın geliştirilmesinde Ford’a yardımcı oldu. İşe bakın ki, Ford kısa süre içerisinde Amerika Birleşik Devletleri’nde (başından bu yana 4 kapılı veya 2 kapılı olarak sunulmaktadır) en çok satan spor arazi aracı olurken ve bu unvanını on yıldan uzun bir süre sürdürürken, Mazda’nın versiyonu başarısız oldu. Mazda, 1994’te başlayıp 2010’a kadar devam eden Kuzey Amerika pazarına yönelik olan B-Serisi kamyonetleri için Ford’un Ranger pikaplarını temel olarak kullandı; Mazda, Chicken Tax (Tavuk Vergisi) ile ilişkili masraflardan dolayı B-Serisi kamyonet ithalatını durdurdu.

Alternatif motor teknolojisi ile birlikte uzun süreli cazibesini takip eden Mazda, otomotivde kullanım için ilk Miller devirli motorunu 1995 yılında Millenia lüks sedan modelinde tanıttı. Millenia’nın (ve Miller tipi V6 motorunun) 2002 yılında üretimine son verilmesine rağmen, şirket, 2008 yılında piyasaya sürülen Demio modeli ile daha küçük bir Millî devirli dört silindirli motoru tanıttı. Wankel teknolojisindeki liderliğinde olduğu gibi, Mazda (şimdiye kadar) otomotiv dünyasında bir Miller devirli motor kullanan tek araç üreticisidir.

1990’lı yıllarda Mazda’da devam eden finansal sıkıntılar (bu sıkıntılar kısmen 1997 Asya mali krizinden kaynaklanıyordu) Ford’un Mayıs 1996’da hissesini yüzde 33.4’e yükseltmesine ve çoğunluk hissesine sahip olmasına neden oldu. Haziran 1996’da, Henry Wallace Başkan seçildi ve Mazda’yı yeniden yapılandırmaya ve yeni bir stratejik yön belirlemeye başladı. Şu anki Mazda markalarının tasarımı da dahil olmak üzere, marka için yeni bir yön belirledi; Ford ile birlikte bir sinerji oluşturmak için yeni bir ürün planı oluşturdu ve yeni ürünlerin gelişimini hızlandırmak için Mazda’nın dijital innovasyon programını başlattı. Aynı zamanda, yurtdışı dağıtımlarının, rasyonalize edilmiş bayilerin ve üretim tesislerinin kontrolünü eline almaya ve Mazda’nın operasyonlarında en çok ihtiyaç duyulan verimlilikleri ve maliyet azaltımlarını yönlendirmeye başladı. İlk başlarda gerçekleştirdiği işlerin çoğu, Mazda’yı tekrar kâra geçirdi ve gelecekte elde edilecek başarılar için temelleri attı. Wallace’ın yerine 1997’nin Kasım ayında Jamer Miller geçti ve onu da 1999 yılının Aralık ayında Mazda’nın yeni ürün gamının genişletmesi ve 2000’li yılların başında şirketin toparlanmasına liderlik etmesi ile anılan Ford yöneticisi Mark Fields takip etti. 1990’lı yıllarda Ford’un artan etkisi, Henry Wallace’nin bir Japon araç şirketinin yurt dışında doğan ilk başkanı olması ile birlikte, Mazda’nın tarihte bir başka ayırt edici özelliğe daha sahip olmasını sağladı. 2008 yılının sonunda dünyada yaşanan finansal krizin ortasında, varlık tabanını düzene sokmanın bir yolu olarak Ford’un Mazda’daki hissesini satmayı düşündüğüne dair haberler çıktı. BusinessWeek, Ford ve Mazda arasındaki işbirliğinin çok başarılı olduğunu ve Mazda’nın geliştirme mâliyetleri bakımından yılda neredeyse 90 milyon Dolar tasarruf ettiğini ve Ford’un tasarrufunun bunun birkaç katı olduğunu ve Mazda’daki hisselerini satmasının çok umutsuz bir önlem olacağını açıkladı. 18 Kasım 2008 tarihinde, Ford Mazda’daki %20 hissesini satacağını, sahip olduğu hissesini %13.4’e indireceğini ve şirketin kontrolünü bırakacağını açıkladı.

Bir sonraki gün, Mazda, anlaşmanın bir parçası olarak %6.8’lik hisseyi Ford’dan geri satın alacağını duyurdu. Ayrıca, HisakazuImaki’nin başkanlığı bırakacağı ve yerini Takashi Yamanouchi alacağı bildirildi. 18 Kasım 2010 tarihinde, Ford hissesini %3 daha azalttı ve gelişen pazarlarda büyüme sağlamak için daha fazla esneklik sağlayacak olan mülkiyeti azaldı. Ford ve Mazda, ortak girişimler ve teknolojik bilgi paylaşımı aracılığıyla stratejik ortak olarak kalmışlardır.

Almak istediğiniz sıfır ve/veya ikinci el mazda aracınız için bütün kontrolleri, incelemeleri ve raporları için  3k oto ekspertiz e uğramayı ve detaylı ekspertiz raporu almayı unutmayın.